İŞSİZLİK SİGORTASI NEDİR?
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.
İŞSİZLİK SİGORTASININ POTANSİYEL FAYDALARI NELERDİR?
İşsizlik sigortası, ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal gelişmenin sağlanması ve gelirin toplumda adil ve dengeli bir biçimde paylaştırılmasını amaçladığı için sosyal devlet olma ilkesinin bir gereğidir.
Ülkeler, işsizliğin sonuçlarını giderici, geçici gelir kayıplarını tazmin edici politikalar uygulamak zorundadırlar. Bu politikaların temel araçlarından birisi de işsizlik sigortasıdır. İşsizlik sigortası aşağıdaki potansiyel faydaları sağlayabilmektedir.
1- İşsiz kalınan süre içinde; sigortalı işsizlerin gelir kaybı bir ölçüde işsizlik ödeneği ile karşılandığından, sigortalı işsizler niteliklerine daha uygun işler arayacaklardır. Bu işgücü verimliliğini olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, işsizlerde ve aile fertlerinde gelir kaybı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklar bir ölçüde önlenecektir.
2- İşsizlik sigortası sağladığı gelir güvencesiyle, işsizlerin alım güçlerini belli ölçüde koruduğundan toplam talep üzerinde olumlu etki yapacaktır.
3- İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için sigortalı çalışanlar ahlak ve iyi niyet kurallarına daha fazla sadakat göstermek zorunda kalacaklarından verimlilik artacak ve işgücü devri azalacaktır.
4- İşsizlik sigortası kapsamında verilecek olan eğitimler ile sigortalı işsizlerin nitelikleri artırılacaktır.
5- Kayıt dışı istihdamın kayda alınmasında etkili olacaktır.
6- İşgücü piyasasına yönelik (iş-çalışan-işyeri) veri tabanı oluşturulmasına olanak sağlayıp, doğru kişinin doğru işe yerleştirilmesi sağlanacak ve böylelikle verimlilik ve çalışanların mutluluğu artacaktır.
7- İşsizlik sigortası gelirleri ile oluşturulan Fon, üretken alanlarda, istihdam artışı sağlayan ve bölgelerarası dengesizliği giderici yatırımlara yönlendirildiğinde, ülke ekonomisine katkıda bulunacaktır.
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMINDADIR?
İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını kapsamaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun 2 nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç
işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar,
506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde olmayanlar,
Mütekabiliyet esasına dayalı
olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye’de sigortalı olarak çalışan yabancılar,
4081 sayılı Çiftçi Mallarının
Korunması Hakkındaki Kanun’a göre çalıştırılan koruma bekçileri,
Ücretli ve sürekli olarak ev
hizmetlerinde çalışanlar,
Kamu sektörüne ait tarım ve
orman işlerinde ücretle çalışanlar,
Özel sektöre ait tarım ve
orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar,
Tarım sanatlarına ait işlerde
çalışanlar,
Tarım işyerlerinde yapılan ve
tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar,
Tarım işyeri sayılmayan
işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar,
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMI DIŞINDADIR?
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü
maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayanlar,
-Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak, tarım sanatlarına ait işlerde, tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar hariç)
-İşverenin ücretsiz çalışan eşi,
-Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar arasında ve aralarında dışarıdan başka kimse katılmayarak konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
-Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
-Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar,
-Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar,
-Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler,
-Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar,
-Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar,
-Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,
-Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat işlerinde çalışanlar,
Herhangi bir sosyal güvenlik
kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da
ödemeksizin çalışanlar,
506 sayılı Kanunun 85 inci
maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar,
506 sayılı Kanunun 86 ncı
maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar,
506 sayılı Kanunun Geçici 20
nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde çalışanlar,
506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu
maddesine göre, bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro,
sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve
benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar,
düşünür ve yazarlar,
506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü
maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel
kadınlar,
2925 sayılı Tarım İşçileri
Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe bağlı
sigortalılar,
657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
926 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3269 sayılı Uzman Erbaş
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3466 sayılı Uzman Jandarma
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2802 sayılı Hakimler ve
Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2547 sayılı Yüksek Öğretim
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2914 sayılı Yüksek Öğretim
Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
233 ve 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum
ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel
statüsünde çalışanlar,
657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar,
5590 sayılı “Ticaret ve
Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret
Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliği” Kanunu kapsamında çalışan sözleşmeli ve geçici personel ile
hizmetliler.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU İLE TASARRUFU TEŞVİK FONU ARASINDA BİR İLİŞKİ VAR MIDIR?
İşsizlik Sigortası Fonu ile Tasarrufu Teşvik Fonu arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. İşçi ve işverenlere ve dolayısıyla istihdama ilave bir yük getirilmemesi amacıyla, Tasarrufu Teşvik Fonu kaldırılarak İşsizlik sigortası yürürlüğe konulmuştur.
ÇALIŞANLARIN,
TASARRUFU TEŞVİK FONU’NDA BİRİKEN ANA PARA VE NEMALARI,
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NA AKTARILACAK MIDIR?
İşsizlik sigortasının
1.6.2000 tarihinde uygulamaya başlaması ile birlikte, çalışanlardan ve
işverenlerden yapılan tasarrufu teşvik kesintilerine son verilmiştir.
Çalışanları Tasarrufa Teşvik Fonu’nda
biriken paraların İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılması şeklinde bir düzenleme
kesinlikle söz konusu değildir.
Kesintilere son verilmesi
hiçbir şekilde çalışanların müktesep haklarının geri alınması anlamını
taşımamaktadır. Çalışanların fonda birikmiş olan ana para ve nemaları eskiden
olduğu gibi emeklilikte ve kanunun öngördüğü diğer şartların yerine getirilmesi
halinde hak sahiplerine ödenmeye devam edecektir.
İşsizlik sigortası uygulaması
ile çalışanların Tasarrufu Teşvik Fonunda biriken paralarına hiçbir suretle
dokunulmamaktadır.
HANGİ BÜYÜKLÜKTEKİ İŞYERLERİ İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMINA GİRMEKTEDİR?
Tasarrufu teşvik kesintisi uygulamasında, sadece 10’dan fazla işçi çalıştıran işyerlerinin kapsama alınmış olması, kayıt dışı istihdamı teşvik eden bir düzenleme olarak eleştirilmişti. İşsizlik sigortasının kapsamına 10’dan az işçi çalıştıran işyerleri de alınmakla bu sakınca ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bu yeni düzenleme ile tüm işyerlerinde çalışan işçiler, işsizlik sigortasının koruması altına girmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, 10’un altında işçi çalıştıran işverenlere, yanlarında çalışan sigortalılara ilave bir prim yükü gelmiştir.
KİMLER, İŞSİZLİK SİGORTASINA PRİM ÖDEYECEKTİR?
DEVLET SİSTEME KATKIDA BULUNACAK MIDIR?
İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 77 nci ve
78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden; Sigortalı
% 2, Devlet %2, İşveren % 3 oranında
prim ödemekteydi. Ancak 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunuyla bu oranlar düşürülmüş
olup 2002 yılı için aylık brüt kazançlar üzerinden;
Sigortalı % 1,
İşveren % 2,
Devlet %1
oranında prim ödeyecektir.
Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece işçi ve işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için katkıda bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu’nun olası açıkları da Devlet tarafından karşılanacaktır.
PRİMLER FON’A HANGİ SÜRELER İÇİNDE AKTARILACAKTIR?
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), bir ay içinde tahsil
ettiği prim, gecikme zammı, faiz ve cezaları, ayrı ayrı göstermek suretiyle
tahsil edildiği ayı izleyen ayın 15’ine kadar İşsizlik Sigortası Fonu’na
aktaracaktır.
Devlet payı ise, Türkiye İş Kurumunca (İŞKUR), her ay SSK tarafından Fon’a
aktarılan miktarın beşte ikisi oranında talep edilmekteyken,
2002 Mali Yılı Bütçe Kanunuyla işsizlik
prim oranları 1’er puan düşürülmüş olduğundan 2002 yılı için üçte biri oranında
hesaplanarak Hazine Müsteşarlığından talep
edilmektedir.
Talep edilen meblağ, Hazine Müsteşarlığı tarafından talep tarihini izleyen 15 gün içinde Fon’a aktarılacaktır.
İŞSİZLİK SİGORTASINA ÖDENEN PRİMLERİN İADESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
İşçinin sigortalılık durumunun herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda; o ana kadar, işçiden ve işverenden kesilmiş bulunan işsizlik sigortası primleri ile Devlet katkı payı iade edilmeyecektir. Bu durum, sigortacılık ilkelerinin bir gereğidir.
İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİN SİGORTALILARIN VE İŞYERLERİNİN TESCİL İŞLEMİ YAPILACAK MIDIR?
Hayır yapılmayacaktır. Bu Kanun kapsamına girenlerden, 1.6.2000 tarihinde çalışmakta olanlar bu tarihten itibaren; bu tarihten sonra işe girecek olanlar ise, işe başladıkları tarihten itibaren işsizlik sigortası kapsamında sigortalı olacaktır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 8 inci ve 9 uncu maddeleri gereğince
Sosyal Sigortalar Kurumunca tescili yapılan işyerlerinin ve sigortalıların aynı
zamanda işsizlik sigortası uygulamasında tescillerinin de yapılmış olduğu kabul
edilecektir
Özel emekli sandıklarına tabi olanlar;
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalılıkları sağlanan iştirakçilerin, 4447 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi hükmü gereğince işsizlik sigortası kapsamında olmaları nedeniyle bunların çalıştırıldıkları işyerlerinin Sosyal Sigortalar Kurumunca tescil edilmesi gerekmektedir. Bunlardan işyeri merkezleri İstanbul’da olan işverenler, Beyoğlu Sigorta Müdürlüğü’ne; Ankara’da olanlar, Çankaya Sigorta Müdürlüğü’ne ve işyeri merkezleri bu illerin dışında kalan işverenler de, Çankaya Sigorta Müdürlüğü’ne 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Uygulanmasına İlişkin 1 Nolu Tebliğ ekinde bulunan “İşyeri Tescil Belgesi”ni doldurarak işyeri tescillerini yaptıracaklardır. Bu tescil belgesinin üzerine “Geçici 20 nci maddeye tabi olup, 4447 sayılı Kanuna istinaden verilmiştir.” şeklinde bir kaşe basılacaktır.
Özel emekli sandıklarına tabi sigortalıların 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri söz konusu olmadığından bunlar için işe giriş bildirgesi ve dört aylık sigorta primleri bordrosu alınmayacak, Tebliğ ekinde bulunan “İşsizlik Sigortası Bildirim Formu”nun ilgili sigorta müdürlüklerine verilmesi yeterli olacaktır.
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİNİN TAHAKKUK VE TAHSİLİ NE ŞEKİLDE OLACAKTIR?
Bu konuda 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun ilgili hükümleri uygulanacaktır. Tahakkuk ve tahsil SSK tarafından yapılacaktır.
İşsizlik sigortası primleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79 uncu maddesi uyarınca yeniden düzenlenen “Aylık Sigorta Primleri Bildirgesi”nin işsizlik sigortası için açılmış olan bölümünde işverence beyan edilecektir.
İŞVEREN, İŞSİZLİK SİGORTASI İÇİN AYRICA DÖNEM BORDROSU DÜZENLEYECEK MİDİR?
Hayır düzenlemeyecektir. İşverenin Sosyal Sigortalar Kurumuna verdiği dönem bordrosunda kayıtlı olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazançlar aynı zamanda sigortalının işsizlik sigortası prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazancını da oluşturacaktır. Bu nedenle, işverence işsizlik sigortası için ayrıca dönem bordrosu düzenlenmeyecektir.
Aynı işyerinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tabi olduğu halde, işsizlik sigortası kapsamı dışında olanların da bulunması söz konusu olabileceğinden işsizlik sigortası kapsamı dışında tutulanlar için ayrı dönem bordrosu düzenlenecek ve bu husus bordronun görünür bir yerine “İşsizlik Sigortasına Dahil Olmayanlar” şeklinde kaşe basılarak belirtilecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİ NEREYE YATIRILACAKTIR?
İşsizlik sigortası primleri, ilgili sigorta müdürlüğünün veznesine veya sigorta primleri için açılmış olan banka hesaplarına yatırılacaktır.
SİGORTALI İŞSİZLERE HANGİ HİZMETLER SUNULACAKTIR?
İşsizlik ödeneğine hak kazanan sigortalı işsizlere aşağıda belirtilen hizmetler sunulacaktır;
İşsizlik ödeneği ödenecektir.
Bu ödenek, sigortalı işsizin çalışmış olduğu süre ile doğrudan ilişkilidir.
Sigortalı işsizler prim ödeme sürelerine göre; en az 180, en fazla 300 gün süre
ile işsizlik ödeneği alabileceklerdir.
İşsizlerin ödenek aldıkları
süre içinde; hastalık ve analık sigortası primleri, Sosyal Sigortalar
Kurumu’na yatırılacaktır. Dolayısıyla; sigortalı işsizler ve geçindirmekle
yükümlü oldukları aile fertleri, hastalanmaları halinde sağlık hizmetlerinden
yararlanacaklardır.
İşsizlik ödeneği alan
sigortalı işsizlere, doktor raporu ile istirahatli kılındıkları süre içinde
geçici işgöremezlik ödeneği ödenecektir.
İşsizlik ödeneği alan
sigortalı işsizlere, işgücü piyasası ve mesleki eğitim alanında danışmanlık
hizmeti verilecektir.
Meslek geliştirme, edindirme
ve yetiştirme eğitimi verilecektir.
İşsizlik ödeneği alan
sigortalı işsizlere, yeni bir iş bulmalarında yardımcı olunacaktır.
YIL İÇİNDE ORTALAMA 3-4 AY ÇALIŞAN GEÇİCİ/MEVSİMLİK ORMAN İŞÇİLERİ İŞSİZLİK
SİGORTASINDAN
FAYDALANABİLECEK MİDİR?
Kanunda, işsizlik sigortası kapsamında oldukları belirtilen sigortalıların çalışma sürelerinde çalıştıkları işe göre bir ayırım getirilmediği görülmektedir. Bir yıl içinde 3-4 ay gibi kısa süre ile çalışan sigortalı işçiler, yılın geri kalan aylarında başka bir işte sigortalı olarak çalışabilmektedirler. Yıl içinde kısa süreli çalışan geçici/mevsimlik orman işçileri; Kanunun öngördüğü “son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp, işsizlik sigortası primi ödemiş olmak, işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak” şartını yerine getirdikleri takdirde Kanunla kendilerine tanınan; “işsizlik ödeneği, hastalık ve analık sigortası prim ödemeleri, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi” hizmetlerinden yararlanabileceklerdir.
AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA UYMAYAN HALLERİ NEDENİYLE HİZMET AKİTLERİ FESHEDİLENLER, İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALABİLECEKLER MİDİR?
Hayır alamayacaklardır. İşyerinde üretimin ve verimliliğin olumsuz etkilenmemesi ve işçinin çalışırken gerekli hassasiyeti göstermesi için, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle işini kaybetmesi hali işsizlik ödeneği ödenecek haller arasında sayılmamıştır.
Örneğin: İşçinin işveren hakkında şeref ve haysiyeti kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması, işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenden izin almaksızın veya haklı bir nedeni olmaksızın ardı ardına iki gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması, işçinin kendi isteği veya savsaklaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi v.b.
Diğer taraftan, işverenin
ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı dolayısıyla işçinin hizmet
akdini feshetmesi halinde ise, işçiye işsizlik ödeneği alma hakkı verilmektedir.
Örneğin: İşverenin, hizmet akdinin yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri hakkında gerçeğe uygun olmayan bilgiler vererek işçiyi yanıltması, işçinin veya ailesinden birisinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söylemesi ve davranışlarda bulunması, işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat ve ithamlarda bulunması, işçinin ücretini ödememesi, v.b.
HANGİ DURUMLARDA İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANILIR?
120 günü sürekli olmak üzere, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile prim ödemiş olup da kendi istek ve kusurları dışında işsiz kalanlardan;
Hizmet akitleri, ihbar önellerine uygun
olarak işveren tarafından feshedilenler,
Hizmet akitleri, sağlık sebepleri,
işverenin kanunda belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları
ve işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını
gerektirecek zorlayıcı sebepler nedeniyle bizzat kendileri tarafından feshedilen
sigortalı işçiler,
Sağlık sebepleri veya işyerinde işçiyi bir
haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya
çıkması halinde işveren tarafından hizmet akdi feshedilenler,
Belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta
olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar,
İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına
geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi
nedenleriyle işten çıkarılmış olanlar,
Özelleştirme nedeniyle hizmet akdi sona
erenler,
işsizlik ödeneğine hak kazanırlar.
İşsizlik ödeneğine hak kazananların, bu ödenekten faydalanmak üzere İşten Ayrılma Bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde, İŞKUR’un en yakın ünitesine başvurmaları gerekmektedir.
İŞVEREN, İŞTEN AYRILMA BİLDİRGESİNİ HANGİ SÜRE İÇİNDE, NEREYE VERECEKTİR?
İşveren, hizmet akdinin Kanunda öngörülen hallerden birisine dayalı olarak feshedilmesi durumunda, örneği Türkiye İş Kurumunca hazırlanacak üç nüsha İşten Ayrılma Bildirgesini düzenleyerek, 15 gün içinde birini Türkiye İş Kurumuna göndermek, bir nüshasını hizmet akdi feshedilene vermek ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdür.
İŞVEREN, HANGİ TARİHTEN İTİBAREN İŞTEN AYRILMA BİLDİRGESİ DÜZENLEYECEKTİR?
İşten Ayrılma Bildirgesi, 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen
hallerden birisine dayalı olarak 31.01.2002 tarihinden itibaren hizmet akitleri
sona erecek olan sigortalılar hakkında düzenlenecektir.
01.06.2000-29.01.2002 tarihleri arasında hizmet akitleri feshedilen sigortalılar
için bir hak sahipliği söz konusu olamayacağından, bu tarihler arasında İşten
Ayrılma Bildirgesi düzenlenmeyecektir.
HANGİ HALLERDE İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR?
Aşağıda belirtilen koşullarda, işsizlik ödeneğine hak kazanılamaz;
Son 120 günü sürekli olmak üzere, işsiz
kalmadan önceki son üç yıl içinde 600 gün süre ile prim ödememiş olanlar,
Hizmet akitlerini kendi istek ve iradeleri
ile feshedenler,
Muvazzaf askerlik görevi nedeniyle hizmet
akitleri feshedilenler,
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan
gelir ve yaşlılık aylığı alanlar,
Hizmet akitleri grev, lokavt veya kanundan
doğan ödevler nedeniyle askıya alınmış olanlar,
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan
halleri nedeniyle hizmet akitleri işverenler tarafından feshedilmiş bulunanlar.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ NE ŞEKİLDE HESAPLANACAK VE NASIL ÖDENECEKTİR?
Günlük işsizlik ödeneği,
sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak bulunacak
günlük ortalama net kazancının yüzde ellisi olarak hesap edilecektir.
Bu şekilde günlük olarak
hesaplanan işsizlik ödeneği aylık olarak, her ayın sonunda ödenecektir.
Kanun gereğince, işsizlik
ödeneği miktarının asgari ücretin netini geçmesi mümkün değildir.
İşsizlik ödeneği, aylık
olarak işsiz adına açılacak banka hesabına havale edilecektir. İlk işsizlik
ödeneği hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonunda ödenecektir.
Örneğin: 01.01.2002 tarihinden itibaren, asgari ücret brüt 222.000.750 TL’ye yükseltilmiştir. Bu tarihte belirlenmiş olan brüt asgari ücret üzerinden işini kaybeden sigortalı işsizin işsizlik ödeneğine hak kazandığı varsayıldığında; günlük işsizlik ödeneği sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama net kazancının, %50’sidir; Aylık işsizlik ödeneğinde 81.291.078 TL olmaktadır. Ayrıca, tavandan prim ödemiş olanlar için, alınabilecek işsizlik ödeneği asgari ücretin netini geçemeyeceğinden bugün için en yüksek işsizlik ödeneği miktarı 162.582.156 TL’dır.
NE KADAR SÜRE İLE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENECEKTİR?
İşsizlik ödeneği alabilmek için dört temel koşul öngörülmüştür.
1- Hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması,
2- İş akdinin feshedildiği tarihten geriye doğru sürekli 120 gün prim ödenmiş olması,
3- Hizmet akdinin, İşsizlik Sigortası Kanununun 51’inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olması,
4- Sigortalı işsizin, İşten Ayrılma Bildirgesini işten ayrıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde İŞKUR’un ilgili ünitesine doğrudan başvurarak vermesi.
Yukarıda öngörülen şartları taşıyanlardan;
600
gün prim ödemiş olanlara
180
gün,
900
gün prim ödemiş olanlara
240
gün,
1080
gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara
300
gün,
süre ile işsizlik ödeneği ödenecektir.
Sigortalı işsizler, işsizlik
ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik
ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden
yeniden işsiz kalırlarsa, daha önce hak ettikleri sürelerini dolduruncaya kadar
bu haktan yararlanmaya devam edeceklerdir.
İşsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları yerine getirmek
suretiyle yeniden işsiz kalırlarsa, sadece bu yeni hak sahipliğinden doğan süre
kadar işsizlik ödeneği alacaklardır.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ HANGİ HALLERDE KESİLECEKTİR?
İşsizlik ödeneği;
Kurum tarafından mesleklerine
uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet
edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde teklif edilen bir işin
haklı bir neden olmaksızın reddedilmesi,
İşsizlik ödeneği alırken
gelir getirici bir işte çalışıldığının tespit edilmesi,
hallerinde kesilir ve kalan işsizlik ödeneği hak sahipliği kaybedilir.
Haklı bir neden olmadan, Kurum tarafından
önerilen bir meslek eğitim tedbirine iştirak edilmemesi veya tedbirin yarıda
bırakılması ya da Kurumun çağrılarına zamanında icabet edilmemesi hallerinde
işsizlik ödeneği kesilir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda,
ödemelere yeniden başlanır. Şu kadar ki, bu suretle yapılacak ödemenin süresi
başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği süresinin sona erdiği tarihi
geçemez.
Muvazzaf askerlik dışında herhangi bir
nedenle silah altına alınanlarla hastalık ve analık nedeniyle geçici
işgöremezlik ödeneği almaya hak kazananların ödenekleri bu durumlarının devamı
süresince durdurulur.
Sistem gereği muvazzaf askerlik nedeniyle işinden ayrılan kişi işsizlik
ödeneğinden faydalanmayacaktır. Zira sistem, işsizin gösterilen işi her an
almaya hazır olmasını zorunlu kılmaktadır.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN HERHANGİ BİR KESİNTİ YAPILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyecektir.
YERSİZ YAPILDIĞI ANLAŞILAN ÖDEMELER İŞSİZLERDEN GERİ ALINACAK MIDIR?
Sigortalı işsizin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte, diğerleri ise faizsiz olarak kendisinden tahsil edilecektir.
İSTİRAHATLİ KILINAN SİGORTALILARA BU SÜRE İÇİNDE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENECEK MİDİR?
İşsizlik ödeneği alırken hastalanan ve istirahatli kılınan sigortalının işsizlik ödeneği kesilecek ve geçici işgöremezlik ödeneği ödenmeye başlanacaktır. Bu durum, işsizlik ödeneği alırken işsizin her an iş almaya hazır olması gerekliliğinin doğal bir sonucudur.
GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ÖDENEĞİ ÖDENİRKEN HERHANGİ BİR ŞEKİLDE PRİM YATIRILACAK MIDIR?
Geçici işgöremezlik ödeneği alan sigortalı işsiz için hastalık ve analık sigortası primleri ile işsizlik sigortası primi ödenmeyecektir.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENİRKEN GEÇEN SÜRE HİZMETTEN SAYILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği ödenirken geçen süre emeklilik yönünden hizmetten sayılmayacaktır.
SİGORTALI İŞSİZİN, HASTALIK VE ANALIK SİGORTA PRİMLERİNİ KİM ÖDEYECEKTİR?
Hastalık ve analık sigortası primleri, Türkiye İş Kurumu tarafından ilk 6
ay için ödenmesi gereken toplam prim tutarı olan % 12’nin 2/3 oranında (%8),
izleyen aylar için tam olarak, İşsizlik Sigortası Fonundan Sosyal Sigortalar
Kurumuna, 506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sigortalılar
için de ilgili sandıklara aktarılacaktır.
AYNI
ANDA HEM İŞ KAYBI TAZMİNATINDAN HEM DE İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN
YARARLANMAK MÜMKÜN MÜDÜR?
İş kaybı tazminatı ile işsizlik ödeneğini
birlikte almaya hak kazananlara öncelikle iş kaybı tazminatı ödenecektir.
İş kaybı tazminatı almak üzere yapılan
başvurular aynı zamanda işsizlik ödeneği talep başvurusu yerine de geçecektir.
İş kaybı tazminatı ödeme süresi bittiği
halde bir işe yerleştirilemeyenlere, iş kaybı
tazminatı alınan süreler mahsup edilmek şartıyla kalan süre için işsizlik
ödeneği ödenecektir.
Örneğin: İşyerinin özelleştirilmesi sonucu işsiz kalan sigortalı en fazla 8 ay İş Kaybı Tazminatından yararlanabilecektir. Son üç yılda 1080 gün işsizlik sigortası prim ödemesi var ise, bu sigortalı işsizlik ödeneğine hak kazandığı 10 aya karşılık (İş kaybı tazminatı aldığı süre mahsup edildikten sonra) 2ay işsizlik ödeneği alabilecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİ GİDER OLARAK YAZILABİLECEK MİDİR?
İşveren, çalışanları için süresi içinde ödemiş olduğu işsizlik sigortası primlerini SSK işveren sigorta primi hissesinde olduğu gibi kazançlarının tespitinde gider olarak kabul edilecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİ GELİR VERGİSİ MATRAHINDAN DÜŞÜLEBİLECEK MİDİR?
İşçinin ücretinden kesilecek olan işsizlik sigortası primi de, SSK işçi sigorta primi hissesinde olduğu gibi, gerçek ücretin hesaplanmasında gelir vergisi matrahından indirilecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ İŞLEMLERE KARŞI İTİRAZLAR NERELERE YAPILACAKTIR?
İşsizlik sigortasının uygulanmasına ilişkin
olarak primlerin ve cezaların toplanması ve İşsizlik Sigortası Fonuna
aktarılmasından SSK; diğer her türlü işlemlerin yapılmasından da Türkiye İş
Kurumu yetkili, görevli ve sorumlu tutulmuşlardır.
SSK’na verilen görevlerle ilgili itirazlar
bu kuruma yapılacak ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili madde
hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır.
Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülen işlemlere karşı itirazlarda bu Kuruma
yapılacaktır. Bu itirazların tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yapılması
ve yapılan itirazların da Kurum tarafından 30 gün içinde sonuçlandırılması
gerekmektedir. Yapılan itirazlar, itiraz konusu işlemlerin uygulanmasını
durdurmayacaktır. İtiraz yoluna başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna
başvurma haklarını ortadan kaldırmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA HANGİ İDARİ PARA CEZALARI ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR?
İşsizlik sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle, sigortalıların
ücretlerinden indirim veya kesinti yapan işverenlere, her bir sigortalı için
asgari ücret tutarında idari para cezası öngörülmüştür.
İşten Ayrılma Bildirgesini Türkiye İş Kurumu’na (31.01.2002
tarihinden itibaren) süresi içinde vermeyen işverenlere her bir fiili için ayrı
ayrı olmak üzere asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası
uygulanacaktır.
CEZALARA KARŞI NASIL VE NERELERE İTİRAZ EDİLECEKTİR?
İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Türkiye İş Kurumuna ödenecek veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilecektir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz edebileceklerdir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GELİRLERİ NELERDİR?
İşsizlik sigortası primlerinden,
Bu primlerin değerlendirilmesinden elde
edilen kazanç ve iratlardan,
Fon’un açık vermesi halinde Devletçe
sağlanacak katkılardan,
Bu Kanun gereğince sigortalı ve
işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizlerden,
Diğer gelir ve kazançlar ile bağışlardan,
oluşmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GİDERLERİ NELERDİR?
İşsizlik ödeneklerinden,
Hastalık ve analık sigortası
primlerinden,
Meslek geliştirme, edindirme
ve yetiştirme eğitimi giderlerinden,
İşsizlik sigortası
hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için Fon Yönetim Kurulu’nun onayı üzerine
Türkiye İş Kurumu tarafından yapılan giderler ile hizmet binası kiralanması,
hizmet satın alınması, bilgisayar, bilgisayar yazılımı ve donanımı alınması ile
Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve yolluk ödemelerinden,
oluşmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NU KİM YÖNETECEKTİR?
İşsizlik Sigortası Fonu, Fon Yönetim Kurulu kararları çerçevesinde Türkiye İş Kurumu tarafından işletilir ve yönetilir. Fon Yönetim Kurulu;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın önerisi üzerine müşterek
kararname ile atanan birer temsilci ile,
En fazla işçi ve işvereni
temsil eden işçi ve işveren konfederasyonları tarafından seçilen birer üyeden,
oluşmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN DENETİMİ NASIL YAPILACAKTIR?
Fonun genel denetimini Başbakanlık Yüksek Denetlenme Kurulu yapacak ve Raporları
KİT Komisyonunda görüşülecektir.
Ayrıca, Fon hesapları her üç ayda bir yeminli mali müşavirlere denetlettirilecek
ve sonuçları kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.
İŞKUR ve SSK müfettişleri de kurumlarına verilen görevler dolayısıyla teftiş,
kontrol ve denetleme yetkisine sahiptirler.
İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU
Kanun Numarası :4447
Kabul Tarihi : 25/08/1999
Yayımlandığı R.Gazete Tarihi : 08/09/1999
Yayımlandığı R.Gazete Sayısı : 23810
İŞSİZLİK SİGORTASI
İşsizlik sigortasının amaç ve kapsamı ile yetkili, görevli ve sorumlu kuruluşlar
Madde 46- İşsizlik sigortasının amacı; işsizlik sigortasına ilişkin kuralları ve uygulama esaslarını düzenlemek ve sigortalılara işsiz kalmaları halinde, bu Kanunda öngörülen ödeme ve hizmetlerin yerine getirilmesini sağlamaktır.
Bu Kanun, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen sigortalılar ile aynı Kanunun geçici 20 nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalıları (Geçici 20 nci madde kapsamında olmakla birlikte memur veya 22.01.1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli statüde bulunanlar hariç) ve mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre çalışan yabancı işçileri kapsar.