Sayı: 26483
GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI
KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No. 5615
Kabul Tarihi : 28/3/2007
MADDE 1 –
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı
bendi ile mülga ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"6. Evlerde kullanılan
dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak
üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla;
oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı,
kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel,
her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas,
fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve
urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın
satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî
veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi
olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival,
panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde
satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir."
"Ticarî, ziraî veya
meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usûlde Gelir Vergisine tâbi olanlar
ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine
bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar."
MADDE 2 –
193 sayılı Kanunun mülga 32
nci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"Asgarî geçim indirimi
MADDE 32 – Ücretin gerçek
usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi;
ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde
çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık
brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi
bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı
ayrı
olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir.
Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak
suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî
geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki
gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın
çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi
suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade
yapılmaz.
İndirimin uygulamasında
"çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından
bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını
kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya
tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında
yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının
tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile
durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları
aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için
ayrı
ayrı,
çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar
için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı
dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim
konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını
aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi
oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin
uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir."
MADDE 3 –
193 sayılı Kanunun 41 inci
maddesinin birinci fıkrasına (4) numaralı bentten sonra gelmek üzere
aşağıdaki (5) numaralı bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül
ettirilmiştir.
"5. Bu fıkranın 1 ilâ 4
numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs
sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım
ya
da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile
teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine
oluşan farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
Teşebbüs sahibinin eşi,
üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile
doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin
ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından
kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
Bu bent uygulamasında,
imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç para alınması veya
verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler, her
hâl ve şartta mal veya hizmet alım
ya
da satımı olarak değerlendirilir.
İşletmeden çekilmiş
sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir veya
kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin
vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu
kişilerle yapılan işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar
bakımından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü
uygulanır."
MADDE 4 –
193 sayılı Kanunun 75 inci
maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendine, birinci paragraftan
sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
"5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 7
nci
maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde; Türkiye’de yerleşik
gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı olarak ayrı
ayrı
ya
da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %
50’sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin
kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, iştirakin hesap döneminin
kapandığı ayı içeren yıl itibarıyla dağıtılan kâr payı sayılır. Türkiye’de
vergilendirilmiş kazancın iştirak tarafından sonradan dağıtılması
durumunda, elde edilen kâr paylarının vergilendirilmiş kısmı bu tutardan
indirilir."
MADDE 5 –
193 sayılı Kanunun mükerrer 80
inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "dört
yıl içinde" ibaresi "beş yıl içinde" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 6 –
193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Vergilendirme rejiminin,
Türk vergi sisteminin sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı
düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişiminde
bulunup bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Bakanlar
Kurulunca ilan edilecek ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunanlara
(Türkiye’de yerleşik olanların bu ülkelerde bulunan işyerleri dahil)
nakden veya
hesaben
yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu
ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın
mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi
yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri
için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava ulaştırma
araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin
tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden
geçiş
ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını;
her bir ödeme türü, faaliyet konusu
ya
da sektör itibarıyla ayrı
ayrı
belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye
Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin
edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemeleri ile
sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi
yapılmaz."
MADDE 7 –
193 sayılı Kanunun 99 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 99 – Muhtasar
beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve
tevkifat
konuları itibarıyla ayrı
ayrı
beyanname verme mecburiyeti getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
MADDE 8 –
193 sayılı Kanunun 121 inci
maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Kontrol edilen yabancı
kurumlara yapılan ödemeler üzerinden 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca kesilen vergiler, Türkiye’de yıllık beyannameyle bildirilen
kontrol edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden
mahsup edilebilir. Mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun
bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden gelir vergisinden fazla
olamaz."
MADDE 9 –
193 sayılı Kanunun 123 üncü
maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Kontrol edilen yabancı
kurumlara ilişkin hükümlerin uygulandığı durumlarda, yurt dışı iştirakin
toplam vergi yükünün hesabında esas alınan vergiler, ödenmiş olmaları
şartıyla, Türkiye’de vergilendirilecek kontrol edilen yabancı kurum
kârları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir."
MADDE 10 –
193 sayılı Kanunun 92
nci
maddesinde yer alan "Mart ayının
onbeşinci
günü akşamına kadar," ibaresi "Mart ayının başından
yirmibeşinci
günü akşamına kadar," olarak, "Şubat ayının
onbeşinci
günü akşamına kadar," ibaresi "Şubat ayının başından
yirmibeşinci
günü akşamına kadar," olarak, 98 inci maddesinde yer alan "ertesi ayın
yirminci günü akşamına kadar," ibaresi "ertesi ayın
yirmiüçüncü
günü akşamına kadar," olarak, "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının
yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim
aylarının
yirmiüçüncü
günü akşamına kadar" olarak, mükerrer 120
nci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "geçici verginin beyan süresini üç
aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu," ibaresi "geçici verginin beyan
süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın
ondördüncü,"
ve üçüncü fıkrasında yer alan "dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü
akşamına kadar" ibaresi "dönemi izleyen ikinci ayın
ondördüncü
günü akşamına kadar" olarak, geçici 67
nci
maddesinin (1) numaralı fıkrasının yedinci paragrafındaki "dönemini
izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar" ibaresi "dönemini izleyen ayın
yirmiüçüncü
günü akşamına kadar", (14) numaralı fıkrasında yer alan "2006 yılında"
ibaresi "31/12/2008 tarihine kadar" olarak; ayrıca, 25/10/1984 tarihli ve
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 41 inci maddesinde yer alan
"yirminci günü" ibaresi "yirmidördüncü
günü" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 11 –
193 sayılı Kanuna aşağıdaki
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 71 – Bu
Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı
bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının
(1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 1/1/2007 tarihinden
önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usûlde vergilendirilen çiftçilerin
ziraî istihsalde kullandıkları
gayrimenkuller
dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların
vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır."
MADDE 12 –
25/10/1984 tarihli ve 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"c) Altın, gümüş, platin
arama, işletme, zenginleştirme, rafinaj ve Türk Petrol Kanunu hükümlerine
göre petrol arama faaliyetlerine ilişkin olmak üzere, bu faaliyetleri
yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile aynı Kanun hükümlerine göre
boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetler,"
MADDE 13 –
3065 sayılı Kanunun 17
nci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "Üniversite ve
yüksekokullar ile 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı Kanun hükümlerine tâbi
özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10 unu" ibaresi
"8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Kanun hükümlerine tâbi özel okullar
tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10’unu, üniversite ve
yüksekokullarda ise % 50’sini" şeklinde; (4) numaralı fıkrasının (o)
bendinde yer alan "işlemlerine konu mallar" ibaresinin "işlemlerine konu
mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar" şeklinde; aynı
fıkranın (r) bendi aşağıdaki şekilde; 29 uncu maddesinin (2) numaralı
fıkrasındaki "işletmelerden" ibaresi ise "işletmeler ile organize sanayi
bölgelerinden" şeklinde değiştirilmiştir.
"r) Kurumların aktifinde
veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl
süreyle bulunan iştirak hisseleri ile
gayrimenkullerin
satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu
olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak
hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara
devir ve teslimleri.
İstisna kapsamındaki
kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları gayrimenkul ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna
kapsamı dışındadır.
İstisna kapsamında teslim
edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme
kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin
yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider olarak dikkate alınır."
MADDE 14 –
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P.
numarasında yer alan "- Diğerleri" ibaresinden önce, vergi oranı % 10
olmak üzere "- Motor silindir hacmi 3200 cm3’ü
geçmeyen
sürücü dahil 9 kişilik oturma yeri olanlar" ibaresi eklenmiş ve (III)
sayılı listenin (B) cetvelinin "Asgari Maktu Vergi Tutarı" sütununda yer
alan "0,0600" tutarları "0,0700" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 15 –
1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı
Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili
kağıtlar" başlıklı bölümünün (A) fıkrasına aşağıdaki (6) numaralı bent ile
(2) sayılı tablonun "III-İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili
kağıtlar" başlıklı bölümüne aşağıdaki (9) numaralı fıkra eklenmiştir.
"6. İkinci el araç satış
sözleşmeleri (Binde 1,5)"
"9. 3285 sayılı Hayvan
Sağlığı ve Zabıtası Kanunu uyarınca düzenlenen menşe şahadetnameleri."
MADDE 16 –
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasına "nev’i
değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile" ibaresinden sonra gelmek
üzere "Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu
kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi
tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler
dahil)" ibaresi eklenmiş, Kanuna ekli (4) sayılı tarifenin "I- Tapu
İşlemleri" bölümünün (20) numaralı fıkrasının (d) bendindeki parantez içi
hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen gayrimenkulun emlak vergisi
değerinin yarısından az, iki katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiş,
ekli (8) sayılı tarifenin "XI-
Finansal
Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasının (a) ve (b)
bentlerinde yer alan tutarlar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
"a) Yetkili müesseseler (döviz
büfeleri) kuruluş izin belgeleri (her yıl için) (11.220.-YTL)
b) Yetkili müesseselerin
(döviz büfeleri) açacakları şubeler için düzenlenen belgeler (5.610.-YTL)"
MADDE 17 –
13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı
Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine "ikramiyeleri" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile Merkez
Bankasınca ihraç edilen likidite senetlerinden elde edilen faiz
gelirleri," ibaresi eklenmiş, 31 inci maddesinin dördüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra
eklenmiş; 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "bankalar arası
kambiyo muamelelerinde" ibaresi "kambiyo muamelelerinde" şeklinde
değiştirilmiştir.
"Sigorta şirketleri,
iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri (yalnızca iptal
tarihinden sonraki döneme ait olan kısmı), iptalin gerçekleştiği dönemde
hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinden indirebilirler. Bu
dönemde indirilemeyen vergiler, sonraki dönem beyannamelerinde indirim
konusu yapılabilir."
"Maliye Bakanlığı, bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir."
MADDE 18 –
5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı
Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde, 24 üncü maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan "bu işlemlere ilişkin olarak yaratılan ihtilaflarla
ilgili yargı mercileri
nezdinde
talep ve savunmalarda bulunmak" ibaresi "bu işlemler ile diğer
işlemlerinden dolayı idarî yargı mercileri
nezdinde
yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler
nezdinde
talep ve savunmalarda bulunmak" şeklinde değiştirilmiş ve 33 üncü
maddesine "Başkanlığın görev alanına giren konularda" ibaresinden sonra
gelmek üzere "Maliye Bakanlığına yapılmış olan atıflar Gelir İdaresi
Başkanlığına" ibaresi eklenmiştir.
"g) İşlem ve
eylemlerinden dolayı idarî yargı mercilerinde yaratılan ihtilaflarla
ilgili olarak bu merciler
nezdinde
talep ve savunmalarda bulunmak, gerektiğinde itiraz, temyiz ve tashihi
karar yoluna gitmek; temyiz yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda taşra
teşkilâtına muvafakat vermek; şikâyet başvurularını karara bağlamak;
uygulamada ortaya çıkan ihtilafların en aza indirilmesine ve uygulama
birliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri almak."
MADDE 19 –
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununa 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde
eklenmiştir.
"Beyanname verme ve ödeme
sürelerinde yetki
MÜKERRER MADDE 28 –
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme
sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı
geçmeyecek
şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir."
MADDE 20 –
213 sayılı Kanunun 120
nci
maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra, 353 üncü
maddesinin (3) numaralı bendinin ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere
aşağıdaki cümle eklenmiş; 367
nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge
müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın"
şeklinde, 377
nci
maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ise aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Bu Kanunun 4 üncü
maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak
faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi
dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine
ve/veya müdürlere devredebilir."
"Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da
yaptırmaya yetkilidir."
"Vergi dairesi
başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi
Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin)
muvafakatını
almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
Gelir İdaresi Başkanlığı,
tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini
vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi
başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir."
MADDE 21 –
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17
nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "vergi dairesi müdürünün yazılı
isteği üzerine defterdar," ibaresi "vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı
Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete
geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya
müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı,"
şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan "müdürü" ibaresinden
sonra gelmek üzere fıkraya "(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi
yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi
başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)" ibaresi eklenmiş, 90
ıncı
maddesinde yer alan "gayrimenkulün
bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül eder." ibaresi "gayrimenkulün
bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan teşekkül
eder." şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 22 –
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi
Başkanlığı mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, 10/7/2004 tarihli
ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b)
bendi gereğince
büyükşehir
belediyelerine ayrılması gereken payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme
yapılıncaya kadar; bu mükelleflerin, kanunî veya iş merkezlerinin
bulunduğu
büyükşehir
belediyesi, şubeleri nedeniyle mükellefiyeti bulunanlarda, şube tarafından
beyan edilen ve şube adına ödemesi yapılan vergi gelirlerini kapsamak
şartıyla, şubenin mükellefiyetinin bulunduğu
büyükşehir
belediyesi esas alınır. Gelir İdaresi Başkanlığının kuruluşuna ilişkin
5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca şube
mükellefiyetinin değiştirilmesi halinde de bu madde hükmüne göre işlem
yapılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
MADDE 23 –
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"Kurum, dördüncü
fıkranın; (c) bendi ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının
uygun görüşünü alarak sosyal güvenlik prim borcunun kapsamı ve tutarını;
(d) bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü
alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve tutar itibariyle
belirlemeye yetkilidir.
Bu madde kapsamında
istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum
tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname
sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına
alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce
verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici
teminatları gelir kaydedilir."
MADDE 24 –
29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı
Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun;
A) 3 üncü ve 4 üncü
maddelerinin birinci fıkralarının (a) bentlerinde geçen "otuz" ibareleri
"on" olarak, (b) bentleri ise "1.4.2005 tarihinden önce işe başlamış olan
gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgarî on işçi çalıştıranların
iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin," şeklinde,
B) 5 inci maddesi "Bu
Kanunun 2
nci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen illerde en az on
kişilik istihdam öngören yatırımlara girişen gerçek veya tüzel kişiler
lehine; Hazineye, özel bütçeli kuruluşlara, il özel idarelerine veya
belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde
kırkdokuz
yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli bedelsiz irtifak hakkı tesis
edilebilir. Bu taşınmazlar üzerindeki kamuya ait ve ihtiyaç dışı bina ve
müştemilat ile üzerinde henüz faaliyete
geçmemiş
yatırım bulunan arazi veya arsalar da bu kapsamda değerlendirilir. Ancak,
talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içinde organize
sanayi veya endüstri bölgesi bulunması halinde, bu bölgelerde yer
alabilecek yatırımlar için tahsis edilecek boş parsel bulunmaması şartı
aranır.
31/8/1956 tarihli ve 6831
sayılı Orman Kanununa tâbi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen
taşınmazlar üzerinde ise
kırkdokuz
yıl süreli bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bu Kanunun 2
nci
maddesinin (a) bendi kapsamı dışında kalan kalkınmada öncelikli
yörelerdeki diğer illerde (Gökçeada, Bozcaada hariç) bedelsiz yatırım yeri
tahsisine ilişkin olarak, 5 inci maddenin 31/12/2006 tarihinde yürürlükte
olan hükümleri uygulanır.
İrtifak hakkı tesis
edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı
bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen
ön izin süresi içinde yapılır.
İstihdam edilecek işçi
sayısına, yatırım konusu işletmenin faaliyete
geçtiği
tarihten itibaren beş yıl süreyle uyulması zorunludur.
Yatırımcı tarafından,
mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
tamamlanmadığının veya taşınmazın üzerine yatırıma başlama tarihinden
itibaren bir yıl içinde herhangi bir yatırım yapılmadığının
ya
da işletmeye
geçtikten
sonra faaliyetin sona erdirildiğinin tespiti, irtifak hakkı ve kullanma
izni sözleşmesinin ağır şekilde ihlali sayılır ve bu durumda herhangi bir
yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilerek
taşınmaz üzerindeki
muhdesat,
zemin maliki idareye intikal eder. Bu durumda ilgili idarenin talebi
üzerine irtifak hakkı tapu idarelerince
re’sen
terkin edilir ve taşınmazın carî yıl proje maliyet bedelinin yüzde biri
oranında tazminat alınır.
Yatırımcı tarafından,
mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin
gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen
istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise bedelsiz
olarak tesis edilmiş irtifak
hakkı veya verilen kullanma izni, bedelliye dönüştürülür. Bu durumda
yıllık irtifak hakkı veya
kullanma izni bedeli, yatırımın carî yıl proje maliyet bedelinin binde
beşidir.
Bedelsiz irtifak hakkı
veya kullanma iznine konu taşınmazların üzerinde gerçekleştirilecek
yatırımın toplam tutarı, bu taşınmazların maliki idarelerce takdir
edilecek rayiç değerinin üç katından az olamaz.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir." şeklinde,
C) 6
ncı
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek, "31.12.2008
tarihine kadar uygulanmak üzere 2
nci
maddenin (a) bendi kapsamındaki illerde, 1.4.2005 tarihinden itibaren
faaliyete geçen ve asgarî on işçi çalıştıran işletmeler ile 1.4.2005
tarihinden önce faaliyete geçmiş ve asgarî on işçi çalıştıran
işletmelerden; fiilen ve sürekli olarak hayvancılık (su ürünleri
yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve
biyoteknolojik
tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği ve
kompostu,
seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile imalât sanayi,
madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanlarında
faaliyette bulunanların elektrik enerjisi giderlerinin yüzde yirmisi
Hazinece karşılanır. Bu orana; 1.4.2005 tarihinden sonra faaliyete geçen
işletmelerde asgarî sayıdan sonraki her bir işçi için, 1.4.2005 tarihinden
önce faaliyete geçmiş işletmelerde ise bu tarihten sonra işe başlayan ve
asgarî işçi sayısından sonraki her bir işçi için 0,5 puan eklenir.
Hazinece karşılanacak oran, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde
faaliyette bulunan işletmeler için yüzde elliyi, diğer alanlarda
faaliyette bulunan işletmeler için yüzde kırkı
geçemez."
şeklinde,
değiştirilmiştir.
D) 5084 sayılı Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 2 – Bu
Kanunun 3 üncü, 4 üncü ve 6
ncı
maddelerinde yer alan destek ve teşviklerden, bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren 5 yıl süreyle, bu maddelerdeki şartları taşımaları kaydıyla
Gökçeada ve Bozcaada’daki işletmeler de yararlanır."
MADDE 25 –
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanununun 26
ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"492 sayılı Harçlar
Kanunu hükümleri uyarınca tahsil edilen ticaret sicili harçlarının
red
ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25’i ilgili odaya gelir
kaydedilmek üzere aktarılır."
MADDE 26 –
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 180 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
geçen "yüzde üçü" ibareleri "yüzde ikisi" şeklinde değiştirilmiş ve aynı
maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Maliye Bakanlığınca iki
yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam
tutarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3)
sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî nitelikteki
para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her yıl Mart
ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği adına açılan hesaba aktarılır
ve zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu
hesaptan ödenir. Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil
görevlendirme ile ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde
harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar
arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için çalıştırılacak personele
ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet
Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından birlikte çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir."
MADDE 27 –
15/11/2000 tarihli ve 4603
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim
Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 9 – Türkiye
Halk Bankası A.Ş.’nin
ödenmiş sermayesini oluşturan hisselerin 9/12/2004 tarihli ve 5274 sayılı
Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında Yeni
Türk Lirasına intibakını sağlamak üzere; ödenmiş sermaye içerisinde
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışındaki hissedarlara ait 100 TL itibarî
değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 1 adet, 500 TL itibarî
değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 5 adet ve 1.000 TL itibarî
değerli hisse senetleri; 1 YTL itibarî değerli 10 adet hisse senedine
tamamlanır. Bu tamamlama işlemi, Banka sermayesi artırılmaksızın,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının hisselerinin yeteri miktarda devri
yoluyla bedelsiz olarak yapılır. Ayrıca, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığının farklı itibarî değerlerdeki hisseleri 1 YTL itibarî değerli
hisselere çevrilir. Bu şekilde yapılacak tamamlama işlemleri, Bankanın
hisse senetleri Pay Defterine işlenir. Türk Ticaret Kanununun nama yazılı
hisse devirlerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Söz konusu işlemlere
ilişkin olarak yapılacak ana sözleşme değişikliğinde 9/12/2004 tarihli ve
5274 sayılı Türk Ticaret Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
hükümleri uygulanır ve anılan değişikliğin Ticaret Siciline tescil
ettirilmesini takiben eski hisse senetleri hüküm ifade etmez. Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren azamî iki ay içerisinde, bu madde
kapsamında yapılacak ana sözleşme değişikliği mevcut mevzuat uyarınca
gerçekleştirilir."
MADDE 28 –
17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Aylık
gayrisafî
hasılattan irat kaydedilecek oranı, döner sermayeler itibariyle %1’e kadar
indirmeye Maliye Bakanı yetkilidir."
MADDE 29 –
7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı
Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 69 uncu maddesinin
birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Alınan bu harcın
red
ve iadeler düşüldükten sonra kalan tutarının yüzde 25’i ilgili birliğe
gelir kaydedilmek üzere aktarılır."
MADDE 30 –
2/9/1983 tarihli ve 78 sayılı
Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesine birinci cümleden sonra gelmek
üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Meslek yüksekokullarının
Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek uzmanlık alanlarına açıktan
ya da naklen atanacak öğretim görevlileri merkezi sınavdan muaftır. Bu
statüde meslek yüksekokullarına atananlar, meslek yüksekokullarının
uzmanlık alanları dışındaki üniversitelerin
ya
da yüksek teknoloji enstitülerinin bir birimine görevlendirilemez ve
atanamazlar."
MADDE 31 –
193 sayılı Kanunun mükerrer 121
inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1 –
23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve
Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun
30 uncu maddesi ile değişmeden önceki 13 üncü maddesine göre, 19/12/2006
tarihine kadar Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Baro tarafından müdafi ve
vekil olarak görevlendirilen avukatlara ödenmesi gereken ücret karşılığı
tutarın kalan kısmı, ilgililere ödenmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesine
aktarılacak ödenekten tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenir. Ödemelere
ilişkin usûl ve esaslar Adalet ve Maliye Bakanlıkları ile Türkiye Barolar
Birliğince birlikte belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 2 –
Ücretlilerin 2006 yılına ilişkin olarak 2007 yılında ödeyecekleri gelir
vergisinden mahsup edilecek vergi indirimiyle ilgili işlemler, 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mükerrer 121
inci maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılır.
GEÇİCİ MADDE 3 –
16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Sosyal
Güvenlik Kurumuna devredilen Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Sosyal
Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile 18/6/1992
tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar için Sağlık Bakanlığına
bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarından 31/12/2006 tarihine kadar alınan
tedavi hizmetleri karşılığı tutarlar ile 2006 yılında Sağlık Bakanlığına
bağlı döner sermaye işletmelerinin aylık
gayrisafî
hasılatından genel bütçeye ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak
mahsuplaşmaya, alacaktan vazgeçmeye ve gerektiğinde terkin suretiyle
uzlaşmaya Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Sağlık
Bakanı müştereken yetkilidir. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici
işlemleri yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.
Üniversite hastanelerinin
Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen kurumlara 31/12/2006 tarihine kadar
verilen tedavi hizmetleri karşılığı düzenledikleri fatura bedellerinden
mahsuben yapılan ödemelerden sonra kalan tutarın % 80’i, incelemesi devam
eden veya incelemesi tamamlanmış ancak mutabakatı sağlanamamış fatura
bedellerinin % 6’sı ve varsa yapılan diğer ödemeler düşüldükten sonra
kalan tutarın tamamı ödenir. Bu ödemeler yapıldıktan sonra kalan tutarlar
terkin edilir ve terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak
talebinde bulunulamaz. Bu konuda gerekli her türlü düzenleyici işlemleri
yapmaya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yetkilidir.
Yukarıda sayılan kurumlar
ile 3816 sayılı Kanun kapsamında bulunanlara ilişkin olarak üniversiteler
ile Sağlık Bakanlığına bağlı tüm sağlık kurum ve kuruluşlarınca 31/12/2006
tarihine kadar alınan tedavi hizmetleri karşılığı düzenlenen faturalar ve
ekleri, birinci fıkradaki usûle göre uzlaşma gerçekleştikten sonra kontrol
edilip edilmediğine bakılmaksızın imha edilir.
MADDE 32 –
Bu Kanunun;
a) 3, 4, 5, 8 ve 9
uncu maddeleri; 10 uncu maddesinin, 193 sayılı Kanunun geçici
67
nci
maddesinin (14) numaralı fıkrasına ilişkin değişiklik hükmü, 11, 25, 26,
28, 29, 30 ve 31 inci maddeleri ile geçici 2
nci
ve geçici 3 üncü maddeleri 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde,
b) 2
nci
maddesi, 1/1/2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak
üzere yayımı tarihinde,
c) 13 üncü maddesi ile
3065 sayılı Kanunun 17
nci
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik hükmü,
17
nci
maddesinin 6802 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmasına
ilişkin hükümleri ve 24 üncü maddesi yayımını izleyen aybaşında,
ç) 16
ncı
maddesi ile 492 sayılı Kanuna ekli (8) sayılı tarifenin "XI-Finansal
Faaliyet Harçları" başlıklı bölümünün (7) numaralı fıkrasına ilişkin
hükümleri 1/1/2008 tarihinde,
d) Diğer maddeleri yayımı
tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 33 –
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 3/4/2007
265 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ
GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 26 Ekim 2007
1. Giriş
5615 sayılı Kanunla 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu vergi sistemine giren
gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulaması
ile ilgili açıklama ve düzenlemeler bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.
2. Yasal Düzenleme
5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun[1] 2
nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi
01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"Asgari geçim indirimi
Madde 32- Ücretin gerçek usûlde
vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin
elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan
16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt
tutarının; mükellefin kendisi için % 50'si, çalışmayan ve herhangi bir
geliri olmayan eşi için % 10'u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak
üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5'idir. Gelirin
kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu
süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi,
bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi
tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan
tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup
edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında "çocuk"
tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan
(nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş
torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde
olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal
evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde
mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu
esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları
aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için
ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır.
Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk
sayısı dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim konusu
yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması
şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını
artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin
uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir."
3. Uygulamanın Esasları
Asgari geçim indirimi
uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen (net ücret
sözleşmesi ile çalışanlar dahil) gerçek kişiler yararlanabilecektir.
Asgari geçim indirimi; ücretleri
gerçek usulde vergilendirilen hizmet erbabının elde ettiği ücret
gelirinden takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için
uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına ;
-
Mükellefin kendisi için % 50
‘si
-
Çalışmayan ve herhangi bir
geliri olmayan eşi için % 10'u
-
Çocukların her biri için
ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5'i
-
Diğer çocuklar için % 5'i
olmak üzere
ücretlinin şahsi ve medeni
durumu dikkat alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu
bulunacak matrahın, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan
Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla
çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12'sinin aylık olarak
hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi yoluyla bulunacaktır.
-
Asgari geçim indirimi
tutarının ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması
halinde fazlası
dikkate alınmayacaktır.
-
Asgari geçim indirimden,
ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenlerde
yararlanabilecektir.
Aşağıda sayılanlar ise asgari
geçim indirimi uygulamasından yararlanamazlar.
-
Ücretleri diğer ücret
kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı
-
Ücret dışında gelir
vergisine tabi diğer gelir unsurlarını elde edenler
-
Dar mükellefiyet kapsamında
ücret geliri elde edenler
4. Uygulamanın
Yürürlüğe Giriş Tarihi
Asgari geçim indirimi 2008
yılından itibaren elde edilecek ücret gelirlerine uygulanmak üzere
01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
5. Asgari Geçim İndirimi
Tutarının Hesaplanması
Asgari geçim indirimi tutarı,
ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde
çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık
brüt tutarına bu tebliğin 3 üncü bölümünde yer alan oranların uygulanması
ile bulunan matraha gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine
karşılık gelen oranıyla çarpımı sonucu bulunur. Bulunan yıllık tutar 12'ye
bölünerek aylık indirim tutarı hesaplanır.
Asgari Geçim İndirimi Aylık
Tutarı=
[(Asgari
Ücret Yıllık Brüt Tutarı x Asgari Geçim İndirim Oranı) x %15*]
12
Bulunan tutar, ücretlinin Asgari
geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir.
Bu tutar her ücretli için asgarî
ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve takvim yılı
içinde asgari ücrette meydana gelen değişiklikler asgari geçim indirimi
uygulamasında dikkate alınmayacaktır.
Ücretlinin faydalanacağı azami
tutar, ücreti üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan,
mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye iade
yapılmayacaktır.
Örnek 1**:
Çalışmayan ve herhangi bir
geliri olmayan eşi ile dört çocuğu bulunan asgari ücretlinin 2008 yılında
yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı aşağıdaki şekilde
hesaplanacaktır. (Ücretlinin Ocak/2008 Ayında Hesaplanan Gelir Vergisi
71,72 YTL dir.)
2008/Ocak ayında Asgari Ücretin
Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12 ) : 6.750,00 YTL
Asgari Geçim İndirimi
Oranı
: % 85
- Mükellefin kendisi
için % 50
- Mükellefin eşi
için % 10
- Mükellefin çocukları
için % 25
Asgari Geçim İndirimi Matrah
(6.750,00 x % 85) : 5.737,50
YTL
Asgari Geçim İndiriminin
Yıllık Tutarı (5.737,50 x % 15) : 860,62 YTL
Hesaplanan yıllık tutarın
1/12'si olan ( 860,62 / 12 ) 71,72 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir
vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
Bu ücretlinin asgari geçim
indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
- 2008 yılı Ocak Ayı Brüt
Ücreti :
562,50 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat
Matrahı : 478,13
YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı
Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi : 71,72
YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup
Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı : 71,72 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek
Gelir Vergisi : 0
YTL'dir.
Buna göre, işveren mahsup edilen
asgari geçim indirimi tutarı kadar 71,72 YTL ücretliye daha fazla ödeme
yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL
iken 474,75 YTL olmaktadır.
Örnek 2:
Eşi çalışan ve iki çocuğu olan
asgari ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde
hesaplanacaktır.
2008 Ocak Ayı Asgari Ücretin
Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12) : 6.750,00 YTL
Mükellefin Asgari Geçim İndirimi
Oranı : % 65
- Mükellefin kendisi
için % 50
- Mükellefin çocukları
için % 15
Asgari Geçim İndirimi Matrah
(6.750,00 x % 65) : 4.387,50 YTL
Asgari Geçim İndiriminin
Yıllık Tutarı ( 4.387,50 x % 15 ) : 658,13
YTL'dir.
Hesaplanan yıllık tutarın
1/12'si olan ( 658,13 / 12 ) 54,84 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir
vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir.
Bu ücretlinin asgari geçim
indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.
- 2008 yılı Ocak Ayı Brüt
Ücreti :
562,50 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat
Matrahı : 478,13
YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı
Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi : 71,72 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup
Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı : 54,84 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek
Gelir Vergisi : 16,88
YTL'dir.
Buna göre, işveren mahsup edilen
asgari geçim indirimi tutarı kadar 54,84 YTL ücretliye daha fazla ödeme
yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL
iken 457,87 YTL olmaktadır
Örnek 3:
Bekar olan ve üçüncü derece
(aylık 140 YTL***) sakatlık
indiriminden faydalanmakta olan bir ücretlinin 2008 yılı asgari geçim
indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
2008 Ocak Ayı Asgari Ücretin
Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12) : 6.750,00 YTL
Mükellefin Asgari Geçim
İndirimi Oranı : % 50
- Mükellefin kendisi
için % 50
Asgari Geçim İndirimi Matrah
(6.750,00 x % 50) : 3.375,00 YTL
Asgari Geçim İndiriminin
Yıllık Tutarı ( 3.375,00 x % 15 ) : 506,25 YTL'dir
- 2008 yılı Ocak Ayı Brüt
Ücreti :
562,50 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat
Matrahı : 478,13
YTL
- Üçüncü Derece Sakatlık
İndirimi :
140,00 YTL
- Sakatlık İndirimi
Düşüldükten Sonra Kalan Tevkifat Matrahı : 338,13 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı
Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi : 50,72 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Mahsup
Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı : 42,19 YTL
- 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek
Gelir Vergisi : 8,53
YTL'dir
Bu ücretlinin gelir vergisi
matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi de mahsup edilecektir. Sakatlık
indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden
hesaplanan gelir vergisi tutarından, yıllık asgari geçim indirimi
tutarının 1/12'si olan (506,25/12) 42,19 YTL'si mahsup edilecektir.
Buna göre, işveren mahsup edilen
asgari geçim indirimi tutarı kadar 42,19 YTL ücretliye daha fazla ödeme
yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar sakatlık
indirimi tutarı ile birlikte 424,03 YTL iken 466,22 YTL olmaktadır.
Örnek 4:
Eşi çalışan ve bir çocuğu
bulunan asgari ücretlinin 2008 Ocak ayında 15 günlük süre çalışması
halinde, asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.
2008 Ocak Ayı Asgari Ücretin
Yıllık Brüt Tutarı (562,50 x 12) : 6.750,00 YTL
Mükellefin Asgari Geçim
İndirimi Oranı : % 57,5
- Mükellefin kendisi
için % 50
- Mükellefin çocuğu
için % 7,5
Asgari Geçim İndirimi Matrah
(6.750,00 x % 57,5) : 3.881,25 YTL
Asgari Geçim İndiriminin
Yıllık Tutarı ( 3.881,25 x % 15 ) : 582,19 YTL'dir
- 2008 yılı Ocak Ayı Brüt
Ücreti &n